• Calisma Saatleri: 09.00 - 18.30
  • 258 242 57 96

Month: March 2022

Türkiye’de Kurumsal Kaynak Planlamasının Tarihsel Gelişimi

Ülkemizde 1970’li yıllardan itibaren bilgisayar kullanmaya başlayan mühendis, doktor vb bir çok kişi
aslında bilişim teknolojilerinin ne denli faydalı olduklarını biliyorlardı. O yüzden bu durum; aynı bir pop
müzik kültürü gibi akım akım yayılmaya başladı. Sanayileşmenin, ihracat yapan firmaların sayısının
artması da bu alandaki ihtiyacı genişleterek yayılmasına neden olmuştur.


Ancak ülkemizin demografik yapısı çok uygun olmadığından kurumsal kaynak planlaması ihtiyacının
anlaşılabilmesi, bilgi teknolojilerindeki gelişmeye bağlı olarak çok geç olmuştur. 90’ların başına kadar
gerek dünyada gerekse ülkemizde kişisel bilgisayarlar yaygınlaşmadığı için bu sistem öncelikle; endüstri
ve sanayide çok büyük olan firmalar tarafından kullanılmaya başlandı(1998 – 2010). Hatta ülkemizde
internetin kişisel olarak geniş kitlelerce kullanılmaya başlanması 1996’dan itibaren olmuştur. Bu
gelişme günümüze kadar epeyce evrimleşmiştir. Cep telefunun yaygınlaşmasıyla internet kullanımı
2021 yılında TÜİK’in raporlarına göre “İnternete erişim imkanı olan hane oranı %92”, “İnternet kullanan
bireylerin oranı %82” olmuştur. Bu da aslında büyük oranda bilişim işletmenliği ve mühendisliğinin
gelişmesine o da öncelikle sanayinin ve endüstrinin KKP gibi karmaşık ve sistematik bilgi sistemi
çözümlerini türetmesi yada arz ve talebini doğurmuştur fakat nitelikli insan kaynağının ortaya çıkması
2005’lerden sonra başlamıştır.


Bilişim sektörünün gelişminin ülkemizde yavaş olması yazılımlara olan talebi de düşük tuttuğundan
yeterli arz oluşmamıştır. Doalyısıyla belirli sektörler hariç marka değeri yüksek yazılımlarımız çok fazla
bulunmamaktadır. Hal böyle olunca 1995 yılından itibaren KKP(Kurumsal Kaynak Planlaması) başta
büyük firmalar olmak üzere projelendirilip hayata geçirilmeye başlanmıştır. KOBİ’lerin de bu süreçte
yer alması ise 2010’lara kadar gecikmiştir. Fakat projelerin yapıldığı firmalarda da durum çok iç açıcı
değildi. Bu işletmelerde projeler ya başarısızlıkla sonuçlanıyor ya da çok fazla maliyete katlanmak
durumunda bırakılıyordu. Hatta sektörde yetişmiş eleman olmaması bu projelerin ya başarısızlıkla
sonuçlanmasına ya da çok yüksek maliyetlerle tamamlanmasına neden olmuştur.


Günümüzde de KOBİ ve mikro işletmelerde kurumsal kaynak planlaması ya yok ya da muhasebe
temelinde kullanılmaktadır. Bu alanda gelişme sağlananamasının nedeni; özel sektörün ve kamunun
yeteri kadar insan kaynağına yatırım yapmamış olması başlıca sebepleridir. Devletin fatura, irsaliye,
defter vb. kayıtları elektronik ortama taşıması sayesinde KKP kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.
Türkiye’de faaliyet gösteren firmalardan 500.000 – 600.000 arası firma şuanda bir e-fatura uygulaması
ve kısmi olarak KKP tabanlı uygulama kullansa da, işletmelerde bunu üst seviyelere taışyacak yönetici,
mühendis veya kalifiye elemanlar olmadığından veya yeterince bu alanda uzmanlaşmadıklarından
sadece işin özünde kalınmakta ve teknolojik ilerleme sağlanamamaktadır.


KKP projeleri, her işletmenin kendine özgü koşulları olduğundan farklı sürelerde, farklı kaynaklarla ve
farkılı iş süreçleri ile değişiklik göstermektedir. Bu yüzden geçmişten günümüze bilgi akatarımı çok
önemli hale gelmiştir. Çünkü işin kapsamı belirlenirken süreçler detaylı bir şekilde analiz edilmekte ve
derinlemesine incelenmektedir. Eğer konulara entegre olarak bakamazsanız bir çok önemli konuyu
ıskalamış olursunuz. Bu da akabinde hata yapmayı, yanlış bilgi üretmeyi ve göstermelik uygulamaların
ortaya çıkmasına neden olmaktaydı. Fakat bütüncül bakış açısıyla bu eksiklikleri görmek elbette
mümkündür. Buradaki anahtar kavram metodoloji ya da diğer kavramsal ifadeler olmamaktadır.
Mesele yapılan yatırımın doğru ürüne dönüşüp dönşümediği meselesidir. Oysa bir çok uygulamada
planalana sadık kalınmadığı için çıkan ürün de farklı olabilmektedir. Bu konuda denge meselesi de
önemlidir. Örneğin süreçlerinizi 5-10 yıllık planladığınız halde yapacağanız teknolojik yatırım 5-10 yıllık
olmamalıdır çünkü yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalınmaktadır. Halbuki donanım ve
yazılımlar süreçlerle birlikte peyder pey uygulanabilmektedir. Örnek vermek gerekirse sizin ilk etapta
bir depolama birimine harcayacağınız para teknoloji endüstrisinde $500 – $500.000 arasında
oynamaktadır. Bu da bize yatırımın doğru planlanması gerektiğini göstermektedir. Katlanılacak
maliyetlerin aynı doğrultuda performansa dönüşüp dönüşmediği mutlaka ispatlanmalı, raporlanmalı
ve kullanılabilir olmalıdır. Dolayısıyla teknolojik olgunluk ile kurumsal firmaların olgunluğu mutlaka aynı
seviyeye getirilmelidir.

Biraz da KKP(Kurumsal Kaynak Planlaması) yazılımlarından bahsedelim. Dünyada çok sayıda KKP
yazılımı ingilizcede ERP(Enterprise Resource Planning) diye uygulamalar bulunmaktadır.

  1. Microsoft AX
  2. SAP
  3. IFS
  4. Logo Tiger Enterprise
  5. iAS
  6. NetSuite ERP
  7. Rossum
  8. Scoro
  9. Kechie ERP
  10. Tipalti
  11. Brahmin Solutions
  12. Odoo
  13. Sage Intacct
  14. SYSPRO
  15. Oracle ERP Clou

Elbette yerli ve yabancı olmak daha çok sayıda KKP uygulamaları mevcuttur. Bunun sebebi aslında çok
basit. Çünkü bu iş temelinde süreçler yatmaktadır. Her işletmenin öncelikle sektörden kaynaklanan
daha sonra kendi örgüt yapısı veya işletme kültüründen kaynaklanan sebeplerden dolayı
farklılaşmaktadır ve o kuruma uygun çözümler çıkmaktadır. Ancak bu alanda rekabet çok fazla ve
durağan olmadığı için iyi olan her zaman kazanacaktır diyebiliriz.

Evet rekabet çok fazla ancak bu alana ayrılan bütçeler de neredeyse işletmenin toplam yatırımları kadar
etili olabilmektedir. Peki doğrusu bu mu?
Elbette tartışılması gereken bir çok husus bulunmaktadır. Bu durumu 3’e ayırabiliriz:

  1. Yazılım, işin bir boyutu ancak kendi içerisinde ayrı bir disiplini ve metodolojisi var.
  2. İşletmenin süreçleri(Çoğu zaman yanlış kurgulanmış oluyor). Mutlaka optimize edilmelidir.
  3. Sektörün geleceği, bilgi birikimi, teknolojiye olan yatkınlığı KKP’yi ciddi manada etkilemektedir.

Bir KKP projesi yapılırken bu 3 husus önemle dikkate alınmalı proje planı ve maliyetleri bu doğrultuda
hazırlanmalıdır.
Yazılım tarafı işletmenin büyüklüğüne göre ele alınmalı ancak işletme varlığını devam ettirme ve
büyüme hedefindeyse o zaman mutlaka özel proje yazılımları veya uyarlamaları yapılmalıdır. Eğer özel
yazılım yapılacaksa mutlaka onu devam ettirecek ekibin de planlanması şarttır. Hiçbir yazılım hiç
kimsenin tekelinde değil. Her yazılım devam ettirilebilir. Sadece ne kadar zaman ayrılacağı ile ilgili
konular ile yazılımın sürdürülebilirliği de önemlidir. Bilhassa bütünleşik olarak kullanılacak sistemlerde
uyumluluk aranmalıdır. Ancak bu bilgilerin tamamını doğru kişilerin doğru bir şekilde yorumlaması
önemlidir.


İşletme süreçleri firma yönetiminin(tek veya çok ortaklı olabilir) bu tür projeler disiplinli, kararlı,
raporlanabilir, yönetilebilir ve proje planına sadık kalacak şekilde yol almasını sağlaması çok çok
önemlidir.


Son olarak elbette sektördeki teknolojik gelişmeler KKP projelerini de etkilemektedir. Özellikle
endüstriyel elektronikteki gelişmeler bir takım üretim yapan sektörlerden veri alınmasını
kolaylaştırmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken konu hiçbir zaman hiçbir donanım veya yazılımda
dışa bağımlı değiliz. Tamamı uygulanabilir şeylerdir. Sadece bu iş için özelleşmiş ekiplere bu alanda
ihtiyaç var. Yoksa bunları tekel halinde getirmiş firmaları karşınızda bulabiliriz hem yurtiçinde hem de
yurtdışında bu durum gözlenmektedir. Diğer taraftan bilgi birikimi ve daha önce benzer projeler yapmış
sektörel olarak firmaların konuyu yazılım uygulamasına aktarması daha kolay ve doğru olarak
yapılmaktadır.


Kısaca ülkemizde KKP projeleri yaygınlaşmakta fakat rotasının doğru olup olmadığı tartışılır. Çünkü bu
alanda insanların kafasında bir takım firmaları en iyi diye lanse edip diğer firmaların kapsamın dışında
bırakılması hem rekabeti öldürmekte, hem yenilik yapılmasını engellemekte, hem de daha fazla
maliyetlere kapı açılmaktadır. Bu durumun engellenmesi için öncelikle ana maliyetlerin aşağı çekilmesi
lisans maliyetlerinin de mutlaka çok daha aşağıya çekilmesi gerekmektedir.
Bilişim sektörü aynı zaman hizmet sektörüdür. Buradaki gelişmeler işletmelerle direkt ilgilidir.
İşletmenin talep etmesi durumunda teknolojiye yatırım yapılmaktadır. Öyle bu talebin mantıklı, makul
olması gerekir. Hatta performans ve verimlilik artışına neden olmalıdır.


İşletmeler KKP projeleri yapmaya başladığında minumun seviyeden en üst seviyeye kadar olan
süreçlerini mutlaka modüler olarak tasarlamalıdır. KKP’nin kendisi entegre bir sistemdir ancak
işletmelerde ayrı ayrı birimler veya pozisyonlar olabilmektedir. Buna bağlı her pozisyon veya katın bir
başlangısı ve sonu net olarak ayrılmalıdır. Gerektiğinde bağımsız da kullanılabilmelidir.
KKP ile ilgili anlatacaklarım şimdilik bu kadar. İlerleyen zamanda bu yazımıza devam edeceğiz.
Son olarak TÜİK’in KKP, MİY ve TZY yazılımı veya sistemini kullanan firmalarla ilgili yatınladığı rapora bir
göz atalım:

Ekonomik faaliyete ve büyüklük grubuna göre Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), Müşteri
İlişkileri Yönetimi (CRM) ve Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM) yazılımı kullanan girişimler, 2012-
2021
Enterprises using Enterprise Resource Planning (ERP), Customer Relationship Management (CRM),
Supply Chain Management (SCM) software by economic activitiy and size group, 2012-2021

(%)


WEB 3.0 Kavramı Nedir?

WEB 3.0

İnternet şimdilerde insan yaşamının büyük bir parçası, hatta tam ortasında yer alan bir olgu. Birçok işimizi internet üzerinden görebiliyoruz. Gerek alışveriş, iş veya eğitim amaçlı, gerekse boş vaktimizi değerlendirmek için birçoğumuz internet ağlarından yararlanıyoruz.

Bu yaygınlaşan kullanım doğrultusunda, web giderek kendini geliştiriyor ve bir nevi evrimleşiyor. ilk olarak Web 1.0 olarak bildiğimiz internet ağı 1980‘lerin sonunda çıktı ve nispeten daha az katılımcıya sahipti. 20 yılı aşkın bir süredir, etkileşimli internet olarak tanımlanan Web 2.0 kullanılıyor. Dört gözle beklenen internetin geleceği Web 3.0bitcoin dünyası sayesinde son dönemlerde sürekli gündemde. Peki Web 3.0 nedir?

2004 yılından bu yana ara ara gündeme gelen Web 3.0, tam umudumuzu kesmeye başladığımız anda yeniden gündeme geldi. Web 3.0‘ı bize tekrar hatırlatan şey ise finans dünyası oldu. BitcoinEtherium gibi kripto para blok zincirinin interneti yeni evrimine ulaştırıp, bizi Web 3.0‘a ulaştırması umut ediliyor. Peki bu Web 3.0 bize neler sunacak?

World Wide Web” açılımına sahip ve ”WWW” olarak bildiğimiz internet ağının değişimi aslında bir bakıma Metaverse ile de kesişiyor. Web 2.0‘ın yaygınlaşmasının ardından bildiğimiz birçok internet devi marka ve aplikasyonlar doğmaya başladı. Google, TwitterFacebookYouTubeLinkedIn gibi aklınıza gelen tüm markalar, Web 2.0 sayesinde gelişti.

İnternetin ikinci evrimsel formunun bize bu kadar yenilik getirmesi, bizi Web 3.0‘ın yolunu gözlemeye itti. Uzun yıllarca ara ara sürekli gündeme gelen Web 3.0 nihayet kesinleşmeye başlıyor diyebiliriz. Bu yeni internet ağına, semantik ağ deniyor. Peki bu ne demek?

Web 1.0‘daki aracılar, sunuculardı. Biriyle etkileşime geçmek için sunuculara ihtiyaç duyuyorduk. Web 2.0‘da bu sunucuların yerini platformlar aldı ve sadece kayıt olarak iletişim kurar hale geldik. Peki aracı olmadan internet üzerinden biriyle iletişime geçmek mümkün mü? Bu noktada da Web 3.0 devreye giriyor.

Web 3.0, herhangi bir aracı olmadan, merkeziyetsiz bir bağlantı kurmaya olanak sağlayacak. Yine merkeziyetsiz bir sisteme sahip kripto paralar son dönemlerin viral konusu oldu. Bu da Web 3.0’ın gerçekleşmesi ihtimallerini tekrar gündeme getirip bizi istemsiz bir beklentiye sürükledi.

This website uses cookies and asks your personal data to enhance your browsing experience.